Geri dön

Endeavor Girişimci Şirketleri Harvard ve Stanford’daydı

18 Sep 2018

Endeavor, girişimcilerine sağladığı destekler arasında yer alan “Yeteneğe ve Bilgiye Erişim” kapsamında girişimcilere dünyanın önde gelen üniversitelerinde hızlandırılmış programlara katılma şansı sunuyor.

Stanford Üniversitesi’nde düzenlenen “İnovasyon ve Büyüme” Programı Endeavor şirketlerinin büyümesini hızlandırmak ve inovasyon odağında partner ve müşterileriyle daha etkili ilişki kurmak üzerine kurgulanıyor. Bu kapsamda Endeavor Girişimci şirketlerinin üst düzey yöneticileri, 19-24 Ağustos tarihleri arasında yatırım dünyasının kalbi Silikon Vadisi’nde bir araya geldi.

Bir diğer program olan “Girişimci Şirketleri Ölçeklendirmek” Programı ise Stanford Programı’nı takip eden hafta Harvard Üniversitesi’nde gerçekleşti. 21 pazardan 60 girişimci şirket çalışanını buluşturan program ekip üyelerinin daha geniş ve başarılı işler yürütebilmesi için Endeavor Girişimci şirketlerine özel  olarak oluşturuldu.

Endeavor Girşimci Şirketi ininal‘ın CEO’su Ömer Suner, 19-24 Ağustos tarihleri arasında Stanford Üniversitesi İnovasyon ve Büyüme” Programı’nda yaşadığı deneyimleri ekibimizle paylaştı.

– İçinde bulunduğumuz dönemde girişimci şirketlerin inovatif büyümeye odaklanması özellikle önem kazandı. Böyle bir zamanda Stanford’da katıldığınız program size neler kattı?

En az 20 yıldır(!) Stanford’da eğitim veren profesörlerin liderliğinde, başarılı ve başarısız girişimlere dair vaka incelemeleri son derece faydalıydı. Vaka incelemelerini ilgili girişimin kurucuları, üst düzey yöneticileri ve bu girişimlere yatırım yapmış VC’lerle birlikte değerlendirmek, başından sonuna girişim hikayelerini birinci ağızdan dinlemek eşsiz bir deneyimdi. Başta başarısız örnekler olmak üzere tüm vakalardan önemli dersler çıkarttığımı söyleyebilirim.

Yukarıda bahsettiğim vaka incelemeleri dışında, “conflict management”, “design thinking” gibi başlıkları, program katılımcısı diğer Endeavor Girişimcileriyle ve profesörlerle interaktif bir şekilde ele alıp, deneyimleyerek öğrenmek zaman zaman bizleri şoke edecek kadar etkileyiciydi.

Son olarak, farklı ülkelerden gelen Endeavor Girişimci şirketleriyle karşılıklı deneyimlerimizi, sıkıntılarımızı, başarılarımızı ve başarsızlıklarımızı, kısaca girişim hikayelerimizi paylaşmak çok faydalıydı.

Bu arada Stanford’un eşsiz kampüsüne de değinmeden geçemeyeceğim…

– Endeavor Girişimci şirketleriyle Silikon Vadisi’nde aynı network’te bir araya gelmek nasıl bir deneyimdi? Ortak sorun ve ortak hedeflerde buluştuğunuzu düşünüyor musunuz?

Programın en faydalı yanlarından biri, diğer Endeavor Girişimci şirketleriyle biraraya gelerek sıkıntılarımızı, vermekte zorlandığımız kararları, aşamadığımız bazı problemleri paylaşarak birbirimizin tecrübelerinden yararlanmaktı. Bu paylaşımlar sırasında faaliyet alanımız ne olursa olsun sorunların ve hedeflerin çok da farklı olmadığını gördük. Birbirimizden aldığımız tecrübe ile sabit tavsiyeler kafalarımızda önemli ışıklar yaktı…

– Programda aldıklarınızın ininal için nasıl bir fark yaratacağını düşünüyorsunuz?

Programda edindiğim tüm tecrübeyi ufak parçalar halinde ekibimle paylaşıyorum. Özellikle diğer girişimlerin tecrübelerini ve zaman içerisinde aldıkları dersleri, ekipçe çok iyi sindirerek işimize en verimli şekilde uygulamak istiyoruz ki bu da birçok alanda ininal için çok ciddi fark yaratacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir başka Endeavor Girişimci Şirketi olan OBSS‘den Evren Civelek ise 26-31 Ağustos tarihleri arasında Harvard Üniversitesi‘nde düzenlenen “Girişimci Şirketleri Ölçeklendirmek” Programı’na katıldı. Evren Hanım’la yaptığımız röportajı aşağıdan takip edebilirsiniz:

– İçinde bulunduğumuz dönemde büyüme odaklı şirketlerin desteklenmesi çok daha önem kazandı. Bu dönemde Harvard Üniversitesi’nde katıldığınız program size neler kattı?

Programın çok sayıda gerçek ve güncel vaka incelemesi üzerinden karşılıklı değerlendirmeler ile ilerleyecek şekilde kurgulanmış olması büyük bir avantaj. GE’nin efsane lideri Jack Welch’in en önemli tavsiyelerinden biri olan “behave like a small company” sözünü örneklerle yaşama fırsatı bulduk. Bir girişim olarak başlayan şirketlerin bir yandan planlı ve sistematik bir şekilde büyürken diğer yandan küçük şirket olma ruhunu kaybetmeden inovatif ve deneysel ortamlarını nasıl koruduklarına şahit olduk. Gördük ki; siz son derece başarılı bir şekilde yürüttüğünüz işinize odaklanmışken “orta sahadan” yaklaşan inovatif bir girişim özenle kurmuş olduğunuz iş modelinizi kökten yıkabilir (distruptive). Stratejik hatta biraz da paranoyak bir şekilde sürekli olarak “orta sahayı” gözlemlemek hem de hızlı denemeler ile deneysel yaklaşımı sürdürmek ve gerektiğinde başarısızlığı da kucaklamak büyümede çok önemli bir yer tutuyor. Başarısız örneklerle de bu söylemleri pekiştirme ve ders çıkarma fırsatı bulduk.

Ayrıca profesörlerin yalnızca teoride kalmayıp çok sayıda girişimi de deneyimlemiş olmaları ve halen ekosistemi yakından takip ediyor olmaları çok önemli katkılar sağladı.

15 yıl sonra okul hayatına dönmek ve Harvard’ın yemyeşil kampüsünde güzel bir hafta geçirmek de çok iyi geldi diyebiirim

– Endeavor Girişimci şirketlerinin ekip üyeleriyle aynı network’te bir araya gelmek nasıl bir deneyimdi? Ortak sorun ve ortak hedeflerde buluştuğunuzu düşünüyor musunuz?

Vaka incelemeleri ve grup tartışmaları esnasında, dünyanın dört bir yanından, çok farklı iş kollarından ve çok farklı kültürlerden gelmiş olan katılımcıların aynı hedefleri taşıdığını ve benzer büyüme sancılarını çektiğini gördük. Deneyimleri paylaşmak, karşılıklı tavsiyede bulunmak ve en önemlisi bundan sonra da paylaşımı sürdürebileceğimiz bir network yaratmış olmak son derece faydalı oldu.

Ayrıca planlanmış bir bölümde, her gruptan seçilmiş olan örnekleri de vaka olarak inceledik ve karar almakta zorlandıkları bir durum için tavsiyelerde bulunduk. Bu da paylaşımı arttırıcı bir ortam yaratılmasını sağladı.

– Programda strateji, satış ve pazarlama, liderlik ve finans odağında zengin bir içerik bulunuyor. Programdan aldıklarınızın OBSS’nin ölçeklenerek büyümesi için nasıl bir fark yaratacağını düşünüyorsunuz?

Mümkün olan her ortamda incelemiş olduğumuz başarılı/başarısız örneklerden aktarımlar yapmaya çalışıyorum. Programdan aldığım iyi uygulama örneklerini küçük gruplar içerisinde deneyimleyebilmek üzere de gayret gösteriyoruz. Bazen küçük değişimler çok büyük etkiler yaratabilir. Zaman içerisinde şirket genelinde önemli katkılar sağlayabileceğimize inanıyorum.