Geri dön

Endeavor Blog: Endeavor Girişimcileri Stanford’ta

8 Sep 2015 BLOG GİRİŞİMCİLİK GLOBAL


ÖZER HINCAL

ARVENTO
KURUCU&CEO

Her şeyden önce programın Endeavor’a özel tasarlanmış ve düzenlenmiş olması çok önemli. Bunun birçok faydası var. Programa katılan 50 kişi birbirini daha önce hiç tanımamış olsa dahi Endeavor üyesi olduğu için belirli bir samimiyet ve aynı ailenin üyesiymiş hissiyatı ile başlıyor Programa. Katılımcılar arasında birçok kişiyi zaten öncesinde de tanıyan Endeavor bölge temsilcilerinin de olması bağların en kısa zamanda kurulması konusunda çok faydalı oluyor. Ayrıca katılımcıların Endeavor üyesi olması aynı ihtiyaçları gözeten, girişimci, benzer sorunlara çözüm arayan yani başka bir deyişle aynı dili konuşan bir grubun bir araya gelmesini sağlıyor. Program içeriğinin de buna göre oluşturulması sebebi ile daha fokus ve herkesin ortak ilgi alanına hitab eden derslerin işlenebilmesine olanak sağlıyor.

Programın Stanford gibi bir Üniversite’de veriliyor olması sadece içerik değil, vizyon açısından da çok şey katıyor. 5 günlük bir tecrübe de olsa Stanford atmosferini yaşama imkanı buluyorsunuz. IT Sektöründe faaliyet gösteren bir girişimci olarak Silikon Vadisi’ni tanıma, oradaki dünya devlerini ziyaret etme fırsatı bulmak da ayrı bir tecrübe katıyor.

Eğitim metodu çok iyi. Vaka Çalışması olarak adlandırdığımız “Case Study”. Çoğu ders gerçek şirketlerin yaşamış olduğu gerçek hikayeler/sorunlar üzerinden işleniyor. Bu da işin sadece teoride kalmamasını, pratikteki sonuçlarının da daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Ders öncesi bu vakalar okunuyor, bir gün öncesinde 4 kişilik çalışma gruplarında tartışılıyor ve verilen sorular cevaplanıyor. Ertesi gün dersi işleyen Profesör tarafından konu daha da derinlemesine işleniyor, Profesör vaka konusu firmayı şahsen tanıyorsa kendi tecrübelerini de anlatıyor ve dersin konusuna uygun teorik bilgileri de vererek dersi sonlandırıyor. Böylece daha gerçekçi ve daha akılda kalıcı bir deneyim yaşanıyor.

İçerik dışında Programın en önemli faydalarından biri de 50 kişilik katılımcı arasında kurulan ilişkiler. 5 gün boyunca, neredeyse tüm gün beraber olan, farklı dersler için oluşturulan farklı çalışma gruplarında bir araya gelen Endeavor üyeleri birbirlerini ve yaptıkları işleri çok daha yakından tanıyorlar. Kahvaltılarda, yemeklerde yapılan sohbetlerde samimi ilişkiler kuruluyor.

Özetle Stanford’ta benim tecrübe edindiğim en büyük faydalar yukarıda anlattığım gibi. Silikon Vadisi dışındaki tüm cümleler geçen sene katıldığım Endeavor’a özel tasarlanan Harvard Programı için de geçerli. Harvard da, Silikon Vadisin’de olmasa dahi özel sektör firmaları ile yoğun ilişki içinde olduklarını, sadece teoride kalmayan bir eğitim modelini benimsediklerini fazlasıyla, hatta benim görüşüme göre Stanford’dan daha fazla hissettiriyor.


 

ZAFER ŞEN

OBSS
KURUCU&CEO

Stanford University, dünyanın en iyi iş üniversitesi olsa da , Endeavor’ı temsilen katıldığım programı executive olduğu için rahat, az yoğun olmasını bekliyordum. Ancak programdan iki hafta önce bizlere gönderilen her gün için onlarca sayfalık ödevleri görünce gözüm korksa da, özenle seçilmiş içerik bizi aslında çok yoğun olan bu programa çok iyi hazırladı.

Silikon vadisinde milyar dolarlar değerindeki şirketlerde edinilmiş derin tecrübeye sahip akademisyenler, mentorler ve konuklar ile girişimci olarak büyüme yolunda karşılaştığımız bariyerleri nasıl aşabileceğimizi tartışmak yaşadığım en ilham verici ve cesaretlendirici deneyim oldu. Geleceğe dönük büyüme planlarımın bazı adımları artık kesinlikle çok daha net.

Aynı heyecanı paylaştığımız, dünyanın dört bir yanından gelen, ülkelerinin parlak girişimlerini tesmsil eden diğer katılımcılarla kurduğumuz güçlü dostluk bağı da en büyük kazanımlarımdan biri oldu.

Program boyunca misafiri olduğumuz Schwab Center’ın ödüllü restoranındaki muhteşem yemekleri, Stanford Üniversitesi klasiği bisiklet turlarını ve güzel kampüsü çok özleyeceğim.

Bütün bu tecrübe paylaşımı ve unutulmaz anılar için Endeavor ailesine en içten teşekkürlerimi iletiyorum.